31 Ocak 2015 Cumartesi

You Again?

  "Son zamanlarda benim adamla aramız kötüydü. Ben evlenmek istediğimi dile getirmiştim oda bana "bence şuan yanlış bir zaman şimdilik öyle bir şey düşünmüyorum" deyip işin içinden çıkmıştı. O gün onu söyledikten sonra masadan kalkıp gittim. Oda beni aylarca aramadı, sormadı. Umudumu yitirmiştim artık, Almaya'dan kalkıp geldim buraya kış zamanı. Biraz kafamı dinlemem gerektiğini düşünüyordum. Biliyorsun yazlık böyle, kışın buranın yerlileri dışında kimse olmaz. Tek başımayım. Havada öyle soğuk değil zaten. Her gece içiyorum işte bir gece içtim yine böyle. Ateşler içindeyim vücudum yanıyor resmen, havuz başına gidip oturayım dedim biraz. Orada da içtikçe içtim, ağladım deli gibi. Nasıl oldu harbiden hatırlamıyorum hastanede uyandım. Ya havuza düşmüştüm yada atlamıştım bilmiyorum, her yerim ıpıslaktı, üşüyordum. Sabah bıraktılar beni eve geldim. Havuzun orada hala benim içtiklerim duruyor, oraları toparlayıp eve çıktım. Sonra bilet aldım falandı filandı derken Almanya'ya geri döndüm. Öyle kötü bir haldeyim ki ama, yıllardır benim hayatımda olan evlilik hayalleri kurduğumuz adam benimle evlenmek istememiş. Bundan daha kötü hiçbir şey yoktu benim için.
Bir sabah işe gidiyorum yine, kapının karşısında bir duvar var bizim, ama çocukluğumdan beri orada tek bir harf yada nokta bile görmemişimdir, hep boştur anlayacağın. Kapıdan çıktım bir harf gördüm orada. E.. Benim adamın baş harfi. Düşünmek istemedim ama günüm çok kötü geçti. Sadece isminin baş harfi bile heyecanlandırmaya yetiyordu, sen düşün artık.
Ertesi gün yine aynı şekilde duvarda bir harf. B..
Günü birlik sürekli yan yana harfler yazılıyordu duvara. BENİMLE EVLENİR....
Bir hafta geçti iki hafta geçti o cümle tamamlanmadı. Ama yazının altında hep "E" harfi kaldı. Parmağımdaki "E" harfi dövmesiyle aynı el yazısı.
Gel zaman git zaman tam bir yıl oldu. Ayrılığımızın 1. yılı oldu. Onunla yada onsuz farketmez ama toplam 6 yıl.
Kalktım işe gidiyorum yine yazıya baktım hala devamı yok. Kış, hava çok soğuk, buz gibi gittim ofise işlerle ilgileniyorum. Ofisin telefonu çaldı. "Xxxx hanım acilen dışarı gelmeniz lazım" sekretere noldu ne bitti diye sormaya kalmadan kapandı telefon. Telaşla dışarı çıktım birde ne göreyim!!
Karların üzerine kırmızıyla benimle evlenir misin yazmış benim adam elinde çiçekle beni bekliyor. Kıpkırmızı güller ortasında bir tane papatya var. Yanına gittim, yere eğildi yüzük çıkardı "bunca zaman sana çok zor şeyler yaşattım biliyorum, Türkiye'ye gittiğinde bile peşinden geldim o içtiğin geceyi biliyorum seni izliyordum. Ağlaya ağlaya havuzun kenarında dolaşıyordun. Yanına gelmek istedim ama yapamadım, yapamazdım. Seni o gün hastaneye ben götürdüm. Ben yanında kaldım. O duvara yazı yazanda bendim. Ama doğru zamanı beklemem gerekliydi o doğru zamanda bugün işte.
+Tam bir sene olmuş şimdi mi aklın başına geldi?
-Ben evliydim. Almanya'ya gelebilmesi için bir kadınla evlendim daha sonra boşanmadı. Uzun zamandır onunla uğraşıyordum. Dava bugün bitti bende hemen yanına koştum affet beni."

**
  Yıllar önce yazlıkta tanıştığımız birisi anlatmıştı bunları bana, bize. O kadın bunları anlatırken Bonzda aynı masadaydı. Siz ne zaman evleniyorsunuz deyip bize dönmüştü ne Bonz ne ben hiçbir şey söyleyemedik. Bonza baktım, ifadesiz bir şekilde bana bakıyordu oda.
  Bunları anlatan kadınla konuştum az önce. Bize o zaman bunları anlattığında nişanlıydı kışın Almanya'ya döndüğünde evlenmişti. Facebook'ta evli olan durumunu değiştirdi. Bizim o konuşmalarımızın üstünden yıllar geçmişti. "Noldu" diye mesaj attım.
"-Senin en çok bu huylarını seviyorum kız. Hiç yapmacık şeyler yapmıyorsun. Direk öğrenmek istediğin şeyi soruyorsun" dedi.
+Nasıl oldu böyle
-Aldattı beni
+Bildiğimiz aldattı yani! İnanmam çok büyük bir aşk vardı hani aranızda
-Seninde Bonzla aranda büyük bir aşk vardı demi?
+Sonra döneriz ona, nasıl olduğunu anlat. Neden böyle bir şey yapmış. Daha evleneli çokta olmadı ki sizin
-Önceden evli olduğu o kadın varya, onunla yakaladım. Bizim evde bizim yatağımızda bizim seviştiğimiz yerde.
+Başka kadın mı bulamamış gavat
-Bende onu sordum zaten. Hayır benimle evlenebilmek için karıyı boşadı şimdi gitti onunla aldattı beni.
+Sonra?
-Sonrası bu işte boşanıyoruz birkaç aya kadar. Kadının buna işi düşmüş bunlarda görüşmüş birkaç kere. Birşeyler olduğunu anlamıştım ama yakıştıramadım. İşten erken çıktım eve gelip akşam yemeği hazırlarım demiştim gelmez olaydım. Yatakta bastım onları. 
+Neden yapar böyle bir şeyi insan.
-Neden bilmem ama keşke hiç kabul etmeseydim onu tekrardan. Her neyse siz naptınız, yazın geliceksin demi boşanmamı kutlarız hahaha
+Kiminle naptım, ben artık gelmiyorum oraya.
-Bonzla!!  Nasıl gelmiyorsun ya gelmen lazım
+Çoktan bitti onunla, gelemem artık
-Hadi canımmm. Nasıl bıraktı senin peşini.
+Bırakmak zorunda kaldı diyelim. Beni zaten hiç sevmedi ki, hayatımda durmasınada gerek yoktu.
-Ne demek sevmedi. Kız seviyordu o seni! Ben konuştum onunla.
+Ne demek konuştum. Hayallerinde mi ? Hiç sanmıyorum. Kafan güzeldir o gün senin yanlış hatırlıyorsun bence. 
-Bu sene işte geçtiğimiz yaz.
+O zaman görüşmüyorduk ki biz onunla.
-Ne zaman görüşmeyi kestiniz bilmem ama benimle konuştuğumda görüşüyordunuz. Bonz gitmeden önce işte.
+Ha bak o zaman olabilir ayrılmamıştık daha o zaman ya neyse taşındık biz o evden falan.
-Niye ??
+Öyle gerekti işte ne biliyim ya.
-Üzgünsün sanırım.
+Unutması zor oldu diyelim.
-Akıllandım ben demişti. Çok yanlış yaptım ona farkındayım, bi türlü affettiricem kendimi diyordu.
+Allah aşkına neyi affettiricek? Yatakta geçen zamanları mı? Yada onu kızlarla basmamı mı? Hepsini geçtim arkadaşlarına ayarlamasını mı affettiricek?
-Çok kararlıydı. Gitmeden önce halletmem lazım onunla olan şeyleri dedi.
+Neyi halledicekmiş beni mi ? Töbe töbe ya.
-Ya sen ne salaksın.
+Ben mi salak oldum şimdi?
-Kızım benle kavga edicen nerdeyse hey allahım ya.
+Ne öyle ama benim yanımda sevdiği kız için ağlamasını biliyorum.
-Xxx mi? (O kızın adı benim için orospu, fahişe, şıllık ama neyse)
+Sen nerden biliyosun lan kızı ?
-Anlattı bana Bonz, kız bunu bırakmış başkasına gitmiş. Buda olmaz daha onunla diyodu.
+Yalaaaan, İstanbul'a gelmiş o kızla buluşmuş gördüm ben biliyorum.
-Valla orasını bilemem ben bana söylediklerini diyorum sana. Merak etmiyor musun daha ne dediğini?
+Merak etsem nolucak ki sanki. Hem ben manita yaptım kendime.
-Sanki tanımıyorum seni Pinky. Aklında değil mi Bonz yani senin.
+Ne alakası var ki şimdi onunla. Yeni bir hayata başladım işte daha ne. Niye kafamı karıştırıyorsun sen şimdi.
-Olanı söylüyorum sadece. "Önceden sadece yatağa birlikte girdiğim kız olarak görüyordum onu ama öyle değil artık, son zamanlarda alt üst etti beni. Telefonlara çıkmıyordu benden kaçıyordu her gün arardım, arabayla önünden geçerdim bakmazdı bile. Aklım hep ondaydı hep kötü tanıdı beni hepte öyle bilecek" dedi bana.
+Bu kadar laf yetiştiriyorsun bana ona da iki çift laf edemedin mi?
-Sence demeden durur muyum ben? Seviyorsun sen o kızı dedim kendin bile kabul etmiyorsun ama seviyorsun dedim.
+O ne dedi ?
-Hala merak ediyorsun bak işte.
+Ya çarpıtma konuyu sende hemen.
-"Her an aklımda olması sevgiyse eğer seviyorum sanırım" dedi oda.
+Tam bir şerefsiz !!!! Bunca zaman aklı nerdeymiş peki. O kadar yıldır bana yaşattıkları ya hayatımı değiştirmem niye peki?
-İşte tüm bunları o bile bilmiyor. Sana dokunmanın en güzel şey olduğunu söyledi. Aklında başka birisi varken seni bu denli istemesinin ne olduğunu oda bilmiyormuş. İki kişi arasında kaldığını düşünüyorum ben.
+Kalmasaymış o kadar sene oda o zaman. Bundan sonra yapacak pek bir şey yok maalesef. Geçti gitti. Hiç istemezdim bitsin ama bitti işte. Daha önceden söyleseymiş bunları olurdu ama ne diyim ki ben şimdi.
-Şuan yanında olan kişiyi bırakıp gider misin ona geri?
+Gitmem ama o kız onun yanında değildi o zaman başkasıylaydı. Bizimki aynı şey değil.
-Belkide o kız hırstı onun için. Sense her anında yanında olmasını istediği kişi. Kimse bilemez onun içinde olanı. Seni nasıl sevdiğini.
+Sevdiğini düşünmüyorum.
-İster düşün ister düşünme ama seviyormuş işte. O salak çocuk içinde olmayan, hissetmediği şeyi söylemez.
+Doğru. Bunu en iyi ben bilirim. Onu en iyi ben tanırım. En kötüsü bu zaten. Hayat işte anasını satıyım istediğimiz olmadı ki hiçbir zaman.
-Onu bunu bilmem ama gitmeden önce söyleyecekti belkide her şeyi.
+Ne her şeyi ya her şey ne. Geç kaldı artık olmaz.
-Geç meç en azından öğrendin neler olduğunu. Ben biliyorsun diye düşünmüştüm. Gelip seninle konuştu, istediğin oldu sevgili olmuşsunuzdur sanmıştım.
+Ama olmadık işte."




  Bir daha konuşmamak üzere numaralarımızı verdik birbirimize. Kim bilir belki bu yaz Bonzla konuşur. Yıllar sonra yine neler konuştuğunu anlatır, yine geç kalırız. Bende düğünüme çağırır nikah şahidi yaparım onu. Tabi evlenebilirsem.
Hayatımda olmadığı halde yine alt üst etti her şeyi. O zaman ne dediği önemli değil bunca zaman geçtikten bunları yaşadıktan sonra yapamam ben.
Yıllardır konuşmadığım insan değiştirdi her şeyi. Keşke bundan bir yıl önce öğrenseydim. Belki o kadın boşanmasa bunları öğrenemeyecektim bile.
  Yine keşkelerle doldu hayatım. Sadece öğrenmek bile yetmiyor muydu, aslında başından beri hep öğrenmek istediğimde bu değil miydi zaten. Beni sevip sevmediği....
Yine bir tesadüfle hayatıma tekrar dahil oldu.
Ah keşke, keşke.


( Ulaşmak, konuşmak, dert anlatmak isteyen olursa diye; pembeyalanlarim_@hotmail.com )

21 Ocak 2015 Çarşamba

Ay Yok Bu Olmadı !

  Arada sırada -belki de her zaman, "ulan ben bu çocuğu seviyor muyum harbiden?" diye düşünmüyor değilim. Bu benim için gerçekten o kadar zor bir şey ki. Gerçekten sevip sevmediğime emin bile olamadığım birisiyleyim sürekli.
  Her gün onunla yatıp onunla kalkıyorum. Gecenin bir yarısında onca işinin arasında beni arıyor, sırf sesimi duyabilmek için.
  Bense, kıçımda pireler uçuşa uçuşa yatıyorum. O beni aramak için dakika sayarken, ben rüyalarımda adamları sayıyorum. 

  Hepsini geçtim bu salak çok güzel seviyor be. Kabul her kavgamızda içinden ayrı bir hayvan çıkıyor ama onlarda benim yüzümden. Sanırım hayatı boyunca onu kendimle tehdit edeceğim. Anlatılamaz bir şey bu, bir adamı "ben giderim" diye korkutabiliyorum.
İçimde derinlerde bir yerlerde eminim bunca zaman yaşadıklarımın acısı yatıyor. Yani o belli zaten bazen aklımdan bile çıkartamıyorum Bonz'u ama sanırım Benimki'yle sadece çektiğim acıları bir başkasına çektirebileceğimi kendime kanıtlamak için birlikteyim.
  O kadar saçma bir durum ki; onsuz olamıyorum.

Çok tanıdık bir hikaye geliyor aklıma buna benzer..

-yıllar önce- 
"Ya bilmiyorum Pinky, seni görünce içimde bir şeyler oluyor sanki. Şu hayatta karşı koyamadığım tek insansın. Yanında mutluyum, huzurluyum. Aşk mı değil mi bilmiyorum, kendime sormadım hiç bu soruyu. Sormakta istemedim sanırım. Sen yanımda ol yeter zaten bana be. Seni öpmek, tenine dokunmak bile ayrı güzel"

  Şerefsiz Bonz böyle yazmıştı aynen. En mutlu olduğum mesajdı o yüzden hiç unutmam bu cümleleri. Kafam, duygularım o kadar karışık ki.
 Benimkini sevmiyorum desen değil seviyorum desen belki, bilmiyorum işte. Hayatımın her yerinden Bonz çıktığı için alışamıyorum belki bazı şeylere. Ya unutamamışım işte, normal gayet n'apıyım ağğbbii ?

  Bu sıralar squat (ayyy götünü kaldırmaya çalışıyoooo) yapmaya başladığım içinde bacaklarımın ağrısından öldüm birkaç gün boyunca. Bacağımda dikiş var birde, havalar soğuyunca falan sızlıyor ee yaptığım sporun ağrısı cabası zaten.
Salaklıklarım var birde benim tabii, olmazsa olmaz. Biden flaş patlar gibi yaşadığım şeyleri hatırlıyorum. Yine öyle oldu. Bacaklarımın ağrısına bağıra bağıra küfürler ederken gözlerim yaşardı oturdum ağlayacağım neredeyse.

-yine bir gün- 
  Uzanıyorum, bizim evdeyiz. Bonz gelmiş, ayakucuma oturmuş. Beni izliyor, gözüm kapalı ama biliyorum adım gibi eminim.
+Bacaklarım çok ağrıyor el atsana bir.
-Bazen çok salakça konuşuyorsun ya. Ovalarım olur.

"Bazen çok salakça konuşuyorsun. konuşuyorsun.. salakça.. bazen.."
Bazen öyle nokta atışları yapıyordu ki bu Bonz, kalıp bakıyordum sadece. Tek kelime edemiyordum... Bacağımın kesilmesi bile Bonz yüzünden olmuştu.

Ya nerden geldim bu konuya lütfen yaaa. Vallahi ne yazacağımı unuttum.
Ben bu yazıyı böyle bok gibi bitirmiş olayım sizde kabul edin olur mu ?
Olmaz belki ama olsun be.

( Ulaşmak, konuşmak, dert anlatmak isteyen olursa diye; pembeyalanlarim_@hotmail.com )

9 Ocak 2015 Cuma

Yine, yeniden.

  Ne yazsam, nasıl başlasam hiç bilmiyorum bu gece. Sevinsem mi üzülsem mi...
Öyle bir haldeyim ki, ne dinlesem onu bile bilmiyorum.
Çok sıkılmışım be Benimkinden.
Düşünüyorum, belkide onsuz yapamam. Köpekler gibi pişman olucam belki. Bilmiyorum ama işte, benim öküz izin vermedi ki bir onun değerini anlayayım.
Hiç istemediğim halde devam ettim. İttire kaktıra denemeye çalıştım.Keşke en başından yapmasaymışım, şimdi vazgeçmesi daha zor oluyor çünkü.
"Sevmeden başladığım bir ilişki ne kadar sürer ki zaten?" 
Çok üstüme düşmesi hoşuma gitmedi hiç. Ben sevilmeye alışkın değilim çünkü.

**
Yine kavgalı gecelerimizden birisi. Her zaman olduğu gibi bu sefer o konuşmadı.
Ertesi gün konuşmam gereken her şeyi o gece içimdeki her şeyi kusarak anlattım.
"Senden sıkıldım"da dedim "ayrılalım"da...
Belki ciddi değildim belki istemiyordum ayrılmayı ama o gece öyle hissettim. Ne fazla ne eksik, söyledim her şeyi.

"Yaptığın her şey o kadar çok sinirimi bozmaya başladı ki artık. Bazen öyle bir an geliyor ki, sensiz nefes bile alamıyorum ama bazen -burda o tamamlıyor beni- NEFRET EDİYORSUN.
Evet ediyorum, tahmin edemeyeceğin kadar çok hemde. Hareketlerin hoşuma gitmiyor, beni bu kadar sıkmandan bıktım. Seninle konuşmak bile istemiyorum bazen. O kadar uzaklaştırdın kendinden. Hayır ama bu sefer bende suç bulamazsın, bunların hepsini sen yaptın çünkü. Bunca aydır hep sen konuşuyorsun artık sıra bende. Çok yordun ya sen beni. Seni boşverdim artık, senin yüzünden. Seni adam akıllı sevemiyorum ya hani, oda senin yüzünden. Benim bildiğim sevgi böyle değildi ki, sevmekten sıkılır mı insan. Senin yüzünden sıkılmışım ben işte. Seni, senin kadar çok sevmeme izin bile vermiyorsun. Çünkü sen seni sevebileceğime inanmıyorsun. Hep bunu yaptın.. hep ben giderim, ben sevmem, ben uğraşmam diye korktun. Sen böylesin işte anladın mı? Korkuyorsun. 
Seni sevmemden bile korkuyorsun. Bana böyle davranmaya hakkın yok senin. Ben gittiğimde kötü oluyorsun, sırf bu yüzden bırakamıyorum belkide seni. Sen nasıl bir hale getirdin ulan beni. Seni seviyorum ama tadını çıkartamıyorum bu sevginin nasıl bir iş ki bu böyle. Nasıl bir ikilem?
Seninle olmuyor, sensizde yapamıyorum. Seninle olabilmem için uğraş bence..." 



O gece ayrıldık. Yada ara verdik bende bilmiyorum çok uzun sürmedi çünkü. Ertesi gün ona bir şey vermem lazımdı, geldi yanıma. Buz gibi hava.
Yine kavga etmiş herkesle. Hiç kimseyle zaten anlaşamıyor ki. İşten çıkmış. Bir sürü bokluk yani.
Herkesle arasını düzeltmesini bundan sonra saçma şeyler yapmamasını, benim istediğim gibi olduğu sürece onu bırakmayacağımı söyledim. Bir sürü aşk saçmalığı işte. Aldık bir kere hayatımıza. Girdik aşkın bataklığına, uğraşmak mecburiyetindeyiz.

  Sığındığım en yakın arkadaşım var, bahsetmiştim Black. Onunla olayları çözmek için hemen masaya yatırdık. Güle, ağlaya anlattım olayları oda bazılarını ciddi bazılarını dalgaya alarak çözüm üretti bana.
Günün birinde bana "Xxxx'in hayatına göre yaşıyorsun la sende. Onun gibi oldun iyice." demişti.
Bu olayla yine dalga geçmiştik.

Ama bak şimdi, Benimki "seni öpmeden, dudaklarımı boynuna değdirmeden uyuyamam ki ben" diyor.
Hayat işte kardeşim bazı yerlerden alıyor ama bazı yerlerden çok güzel köşeye yatırıyor bizi...

( Ulaşmak, konuşmak, dert anlatmak isteyen olursa diye; pembeyalanlarim_@hotmail.com )