1 Haziran 2013 Cumartesi

Çocukluk Aşkları...

  Düşündüğümüz kadar masum mu çocukluk aşkları? Yada ilk zamanda olduğu gibi masum mu kalıyor? Bazı insanlar çocukluk aşklarını tekrar bulmak, aynı duyguları tatmak isterler ama tam tersine benim her zaman istediğim şey "çocukluk aşkımı" unutmak, kaybetmek.
Çocukluk aşkı saflıktır, doğallıktır, gerçek aşk odur. Ama benim ki öyle kalmadı, kalamadı. Kalmasın, çıksın hayatımdan benim için daha iyi. Maalesef bir boka yaramıyor çocukluk aşkı. Gerek yok, yersiz şeyler. 
  Şuanda yanınızda olan kişiye iyi bakın. Çok mutlusunuz değil mi ? Hiç ayrılmayacak gibi konuşuyorsunuz birbirinizle, müthiş anlaşıyorsunuz, öpüştüğünüz de vücutlarınız birbirini tamamlıyor gibi. Onun yanındayken her şey toz pembe, tıpkı masal gibi, rüya gibi. Sana "gidiyoruz" dese sorgusuz sualsiz kabul edersiniz değil mi ? Çünkü sizin her şeyiniz o, nefes alma sebebiniz, yaşama kaynağınız, sevinciniz, gülüşünüz. 
  Ama bir gün ayrılıyorsunuz. Bitmez dediğiniz o kocaman aşkınız bitiyor. Her şeyin sonu olduğu gibi onunda bir sonu var. Ondan nefret ediyormuş numaraları yapıyorsunuz ki, bir süre sonra nefret ediyorsunuzda. O kadar iğrenç bir hale bürünüyorsunuz ki bundan sonra, ne geceniz kalıyor ne gündüzünüz. Ölecek hale geliyorsunuz, sözde (?)...
  Bir çocukluk aşkı var birde belalı sevgililer. Arkadaş siz onları nereden buluyorsunuz yahu hiç anlamıyorum.
Gel görelim ki hepsi sorun, zaman kaybı.
  Çocukluk aşkını boşverin eğer bir kere takılı kaldıysanız zaten yarraa yemişsiniz. Çok büyük geçmişler olsun...

( Ulaşmak isteyen olursa eğer; pembeyalanlarim_@hotmail.com )